• Anasayfa
  • Favorilere Ekle

Askeri zaferlerimizle mağrur olmayalım. Yeni bilim ve iktisat zaferlerine hazırlanalım.
Bir ülkenin düşmanlarına karşı elde ettiği askeri zaferler, o ülkenin geleceğini garanti altına alma açısından çok büyük önem taşır. Ancak askeri alanda elde edilen bir başarı, o ülkenin yaşaması ve ileri gitmesi için yeterli değildir. Askeri başarı. bilim ve ekonomi alanlarındaki çalışmalarla desteklenemezse değerini yitirir. Bu yüzden bilimde ileri gitmiş, ekonomik alanda kendimize yetecek kadar güçlenmiş olmalıyız. Askeri alanlardaki başarılarımızla öğünmekle yetinirsek, düşmanlarımız ekonomik yönden daha ileriye gidecekleri için, askeri alandaki başarımız, bir süre sonra başarısızlığa dönüşebilir.

Bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekleri için çalışmaktır.
Gelecek kuşaklar için yararlı bir iş başarmış olmak, insanı mutlu eder. Kenefi mutluluğunu başkalarının mutluluğunda görebilenler, belli bir kültürel olgunluğa ulaşmış kişilerdir, insan, sadece içinde yaşadığı dönemi değil, gelecekte olabilecekten de düşünerek hareket etmelidir. Bir toplumdaki ilerleme, yarını görebilen ve bu yolda kişisel çıkarlarından özveride bulunan kişiler sayesinde olur.

Bir toplulukta hak sahibi olmak, herkesin bir iş görmesi esasına dayanacaktır.
Toplu halde yaşamanın insana yüklediği kimi sorumluluklar
vardır. Toplumda herkes, üzerine düşen gör omdadır. Hiçbir iş yapmadan hak iddia etmek, dürüst bir davranış değildir. Herkes, topluma yararlı olduğu ölçüde, söz söyleme hakkına sahiptir.

Büyük işler, mühim teşebbüsler, ancak ortak çalışma ile temin edilebilir.
İnsan, büyük işleri tek başına yapamaz. Bu tür işleri başarmak için işbirliği yapmak gerekir. Yardımlaşılarak yapılan işler, hem kolay olur, hem de çabuk biter.

Fikirler, cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez.
İnsan, serbestçe düşünebilmeli, düşündüğünü söyleyebilmelidir, İnsanlar, bu özgürlükten hiçbir zaman yoksun bırakılmamalıdır. İnsanın düşünmesini, şiddet kullanarak önlemek mümkün değildir. Bu yolla düşünceleri ortadan kaldırmaya çalışmak boşunadır.

Hakikati konuşmaktan korkmayınız.
İnsanlar, gerçekliğine inandıkları şeyleri söylemekten çekinmemelidirler. Gerçekleri söylemek, insanın başına büyük işler de açabilir. Yine de doğru bildiğimiz yoldan şaşmamalıyız. İnsanlık, gerçekleri söylediği için cezalandırılan, acı çeken, ama doğrulardan ödün vermeyen insanların çabalarıyla bugünkü düzeyine ulaşmıştır.

Hayatta en hakikî mürşit ilimdir.
Bilim, olayların nedenini, sonucunu ve etkilerini en doğru biçimde, değişmez gerçekler olarak ortaya koyar. Bilim, kişilere, çevreye göre değişen hükümler vermez. Bilimin ortaya çıkardığı gerçekler, Dünya'nın her yerinde geçerlidir. İnsanlık, bugünkü aşamaya bilim sayesinde ulaşabilmiştir. Bu yüzden bilimin gösterdiği yol, en doğrusudur. Bilim yolundan ayrılmayalım.

Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
Çocuklar, bir ulusun geleceğidir. Onları yetiştiren ve şekil verenler ise öğretmenlerdir. Bu açıdan öğretmenler, yeni nesillerin, dolayısıyla ülkenin geleceğinin mimarıdır. Ülke geleceği açısından bu derece önemli görevi olan öğretmenlere gereken değer verilmelidir.

Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir araçtır. Dil, toplumsal bir olgudur; belirir, gelişir, değişir ve olgunlaşır; ama her zaman bağlı olduğu toplumun hizmetindedir ve onun ortak düşüncesini yansıtır. Ulus kavramının en önemli öğesi dildir. Çoğunluğun anlamadığı bir dil, ulusa kendi öz benliğini duyuramaz. Bilgilerin aktarıcısı, taşıyıcısı olan dil, ne kadar rahat olursa, bilgiler geniş yığınlara o kadar kolay aktarılabilir, İslâmiyet'in kabulünden sonra Arapça ve Farsça dilimizi etkilemeye başlamıştır. Avrupa'da bilim ve teknolojinin gelişmesi, yeni teknik terimler ortaya çıkarmış; bu yüzden de batı dilleri Türkçe'yi etkilemiştir. Bu değişik etkilerle Türkçe, öz benliğinden bir hayli uzaklaşmış, neredeyse karma bir dil haline gelmiştir.
Cumhuriyetten sonra, gerçekleştirilen yenilikleri halka iletmek için, halkın rahatça anlayacağı, onun değerleriyle oluşan bir dile yönelmek gerekmiştir. Çağdaş bilgileri, geniş halk kitlelerine aktarmak zorunluluğu ancak halkın öz diliyle gerçekleşebilirdi. Dilde yenileşme ve zenginleşmeyi zorunlu kılan itici güç, bilimdeki hızlı ilerlemelerdir.
Yurdun toprak bütünlüğünü sağlamanın yanı sıra Türk Ulusu yüzyıllardır konuştuğu, işlediği, yaşattığı dilini, her gün biraz daha yabancı etkilerden kurtararak yaşatmayı sürdürecektir. Atatürk tarafından başlatılan dildeki yenileşme bugün de sürmektedir.

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

Sanat, bir milletin medeniyet alanında ilerlemesini sağlayan en belli başlı kudrettir. Milletler, teknikte ilerledikleri ölçüde rahatlık ve güven içinde yaşarlar. Sanatsız millet, vatanını dış ve iç tehlikelere karşı korumyamadığı gibi insanca yaşamanın koşullarına da kavuşamaz. 

Sanat ve bilim birbirini tamamlar. Bilim, olayların nedenini teorik kurallar halinde ortaya koyar.Sanat ve teknik ise onu hayatın çeşitli alanlarına uygular. Bir vücudun yaşayabilmesi nasıl kana ve kanın dolaştığı damarlara bağlı ise, bir millet de başka milletlerin  yardımına gereksinim duymadan yaşayabilmesi için sanat ve sanatın uygulandığı fabrikalar olması gerekir. 

Bugün bu teknikten yoksun  milletler yaşamak hakkını çoktan yitirmişlerdir. Atatürk bu sözü ile milletimizin sanata ve sanatçıya önem vermesi gerektiği üzerinde durmaktadır. 

Yurdumuz karasaban yerine pulluk ya da traktörü, gaz lambası  yerine elektriği, kağnı yerine otomobili, toprak yol yerine asfaltı, tahta köprü yerine beton köprüyü  ancak tekniğin yardımıyla kullanabilir.

O halde her şeyden önce tekniğe önem vermeli ve bu alanda fedekârlığa katlanmalıyız. Şu gerçeği unutmamalıyız ki, sanatsız bir millet ergeç yaşama gücünü yitirir. 

Zafer, "Zafer benimdir!" diyebilenin; muvaffakiyet, "Muvaffak olacağım." Diye başlayanın ve "Muvaffak oldum." diyebilenindir.
İçinde bulunduğumuz koşullar, ne denli ağır olursa olsun, bizi korkutmamalıdır. Başarı elde etmek için kararlı olmak ve kendi gücüne güvenmemek gerekir. Bir işi başaracağına inanmak, o işi yarı yarıya bitirmek demektir. İnanmadan başlanılan iş, olumlu sonuçlanmaz. Bu nedenle, bir işi iyi planlayıp kararlılıkla yürütmek gerekir ki ulaşılan sonuç kişiyi mutlu etsin.


16 Yorum - Yorum Yaz
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.26276.2878
Euro7.37427.4038
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret297451
Hava Durumu
Anlık
Yarın
24° 31° 17°
Saat
serdal gür

 

  Rehber Öğretmen Serdal Gür (Psikolojik Danışman. Turkpdr.com ve Turkpdr Google Grup Kurucusu ve Genel Sorumlusu...)